Merve Nur Uçar33 Makale

Gel Gayri

“Allah der ki;

Kimi benden çok seversen onu senden alırım.

Ve ekler;

Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım.

Ve mevsim geçer, gölge veren ağaçların dalları kurur,

Sabır taşar,

Canından saydığın yar bile bir gün gelir el olur.

Aklın şaşar,

Dostun düşmana dönüşür.

Düşman kalkar dostun olur.

Öyle garip bir dünya,

Olmaz dediğin ne varsa olur.

Düşmem dersin düşersin.

Şaşmam dersin şaşarsın.

En garibi de budur ya;

Öldüm der durur yine de yaşarsın…”

Der Mevlana Celâleddin Rumi hazretleri.

 

Dünya bu; sevginin de bir ölçüsü var sevilmenin de. Bu gün seversin yarın sevdiğini sanır onsuz yapamam dersin. Hatta öyle bir iddiada bulunursun ki oda bensiz yapamaz dersin!

Yapar...

Yaptın

Yaptık

Bir kaç damla gözyaşı ile yolcu ettik.

Kimileri El oldu.

Kimileri toprak.

Hakikat bu, unutuldu gidenler.

Sen, kimden kimlerden gittin?

 

Daha toprak olmadan üzerine bir avuç toprak serpildi.

Sen toprağı silkelerken. Üzerine birde Fatiha okundu. Bir Fatiha’ya da onlarca da âmin dendi.

 

Dün Sensiz yaşayamam, diyenler.

Bugün sensiz günlerin sürurunu yaşar.

 

Sensiz yasayamam deme, bak tenin hala sıcak,

Nefes alıyor ve veriyorsun.

Her nefeste bir yaş daha alıyorsun. Yaşlanmıyorsun belki amma, yaş alıyor ve olgunlaşıyorsun.

 

Gölgesinde oturulan ağaç bile kaç kez terk edilmedi mi?

Sabır taşı dahi çatlamadı mı?

Ya sen!

Çatladım dersin.

Mevla’m çatladığın yerden bir filiz verir.

Ona tutunur Ümitlenirsin...

 

Dünya ve ahiret helalim dediğin, gün gelir Allaha havale ettiğin olur.

Aklı şaşan sen değil, belki el olur.

 

Dün iyi gündü.

Bugün, kötü dediğin gün.

Bugün sağına soluna baktığında dünden kalan kimler?

Kimler VAR?

Hiç düşündün mü?

Dostun kimler?

 

 

Bir gün yolda giderken biri ile karşılaşırsın;

Sanki daha önce unuttuğun parayı ceketinin cebinde bulduğun andaki şaşkınlık, heyecan ve mutluluk gibi.

İşte hayat bu; dost dediğini unutursun.

NANKÖRSÜN

Ve Unuttuğun!

Bulduğun para gibi zor anda seni bulur.

“Yettim” der. “Gel gayri” dersin.

 

“Sırtım daha yere gelmez,” dediğin yerde. Hayat bir çelme takar, düşersin.

Ahhh dersin ah;

Yere gelmeyen sırtın kendi eline gelir, ah dersin.

 

Ahkâm kestiğin günlerin vardı.

Bu günde onların faturasını ödersin.

Biliyorum

Mecalin kalmaz, “bittim tükendim” dersin.

“Yettim” der, yaşarken unutarak öldürdüğün kişi.

 

Lakin

Dünya bu; menfaat

Dünya bu; yalan

 

Yar da yalan dost da.

Gel, biraz da sen oyalan.

Gel gayri gel…

 

Vefalı gönüllerde kalmamız ümidi ile…

Yorum Yaz