Merve Nur Uçar33 Makale

Diğer "YAR"ın Kim?

Kitaplar okur.

Şarkılar dinleriz.

Bir pencere kenarında kahvemizi yudumlarken, ebruli misali sükût içerisinde bir ah çekeriz.

Okuduğumuz kitabın arasında kalan yaprak, kurumuş ve solmuş. Tıpkı anılar gibi. Dokunsak kırılacak, bıraksak unutulacak.  

Bir sayfanın arasında sadece anı olarak kalacak.

Ben, sen ve ötekiler gibi.

Yudumladığımız fincanın içerisinde ne çok sırlar biriktirdik.

Gönüller bir fincan kahvesi oldu. Doldu taştı.

Ne şikâyet ettik.

Nede edilen.

Eş dostla içtik kırk yılın hatırını.

Acısını tatlı, tatlısını bal bildik.

Bildik hatırı bilmeyeni de, hatırı ahde vefa bileni de.

İhtiyacımız bir dolmuşta adres sorup yardım istediğimiz an kadardı.

Nede olsa bu dünyada yolcu değil miydik?

Bindik, indik yahut indirildik.

İnmeden evvel kaderin o yolculukta yollarımızı kesiştirdiği insanlar oldu.

Kimimiz ona yol arkadaşı dedik.

Kimimiz Allah ahirette bile karşılaştırmasın dediklerimiz.

Bu yolculuk o kadar yordu, sarstı ki hakkımızdan dahi vazgeçer olduk.

‘’Değmen benim gamlı yaslı gönlüme’’ diyerek teselliyi şarkılarda aradık ve ‘’Ben bir Selvi boylu yardan ayrıldım’’.

Ahhh yar… YAR; kiminin sevdiceği, kiminin babası, kiminin anası ya da evladı.

Diğer yarımız; Tıpkı şarkının tarif ettiği gibi ‘’Bir elmanın yarısı, biri sensin biri ben’’.

Diğer “YAR”ımlarımız yolculuklarını tamamladı.

İndiler dünyadan birer birer.

Sessiz, kimsesiz kaldığımız anda dudaklarda bir fısıltı ‘’Ben senin değerini gittiğinde anladım’’ dizesi şarkıdır ama pişmanlıkları yüklenmiş hamal gibidir.

Hamal yükünü hafifletmeye dursun yanımızda boşalan koltuk daha soğumadan kim bilir kimler oturacak?

Hayatının baharında vefat eden kuzenim Şeyma’nın anısına 13.06.2020 Cumartesi.

Yorum Yaz