Abdülkadir Kaçar19 Makale

Yaz Hırsızları

Yaz mevsimi geldi, sıcaklar bastırdı...

         Harıl harıl terlemeye başladık...

         Okulların tatil olması,

         Üniversitelerin tatil olması,

         Yazlıkçıların; denize – yaylaya, öğrencilerin memleketlerine dönmesi;

         Evleri yine yaz hırsızlarının hedefi haline getirecek...

         Yaz hırsızlarının iştahını kabartacak...

         …

         Yaz hırsızları da tıpkı tatilciler gibi; sıcakların bastırmasını;

         Kentlerin boşalmasını,

         Evlerin terk edilmesini,

         Dört gözle bekliyorlar...                        

         Ancak; yapılan araştırmalara göre; zengin evleri yaz hırsızlarını iştahını daha da çok kabartıyormuş...

         Hırsızlar, hangi varsılın evine gireceklerini belirlerken de şunlara dikkat ediyorlarmış;

         Genellikle evlerin lüks semtlerde olması;

         Posta kutularında biriken mektupla,

         Gece yanmayan ışıklar,

         Cevapsız kalan kapı zilleri

         Hedef belirlemekte en son yöntemler oluyormuş…

         …

         Polisin tüm çabalarına karşın; yaz aylarında hırsızlık olaylarında büyük artışlar gözlemleniyor...

         Tatil dönüşü soyulmuş evle karşılaşmamaları için;

         Emniyet Genel Müdürlüğü yurttaşları uyarıyor...

         Basit bazı önlemlerle evlerinin soyulmasının önlenebileceğini belirtiyor...

         İşte; yazın evlerini bırakıp, denize, yaylaya, ya da diğer kentlerdeki yakınlarının – anne – babalarının yanına gideceklere öğütler şöyle;  23 Maddeden oluşan; bu altın öğütleri uygularsanız;

         Evinizin soyulmasını,

         Büyük ölçüde önlemiş olacaksınız...    

         Emniyet Genel Müdürlüğünün; hırsızlara karşı alınmasını istediği 23 altın öğüdü şöyle;

         1-Kapı ve pencerelerinizi iyice kilitlemeden evden çıkmayın... Özellikle kapılarınızı çift turlu olarak kilitlediğinizden emin olun...

         2- Uzun süre evden ayrı kalacaksanız; komşularınıza ne zaman döneceğinizi, gideceğiniz yerin adresini ve telefon numarasını bırakın...    

         3-Değerli eşya ve mücevherlerinizi yanınıza alın ya da banka kasasına koyun...

         4-Kısa süre sonra dönecekseniz evin ışıklarından bazılarını açık bırakın...

         5-Seyyar satıcı veya pazarlamacı gibi çeşitli bahanelerle evinize girmek isteyenleri sakın içeriye almayın...

         6-Evinizin zili çaldığında tanımadığınız birisini soran şüpheli şahısları polise bildirin...

         7-Apartman giriş kapısını sürekli kapalı tutun...

         8-Tanımadığınız kişilere apartman giriş kapısını açmayın...

         9-Hırsızlar kapıları sert bir cisimle kırarak evlere girdiğinde, gürültü duyduğunuzda komşunuzun kapısını kontrol edin...

         10-Zemin kat ve birinci katta oturuyorsanız – pencere ve balkon kapılarını açık bırakmayın... İki turlu kilitleyin...

         11-Hırsızın girebileceği yükseklikte pencere ve balkon kapılarına demir parmaklık yaptırın...

         12-Hırsızların pencereleri tornavida gibi aletlerle birkaç saniyede açtıklarını unutmayın...

         13-Çarşaf ve battaniyeye sarılmış halde eşya taşıyanları gördüğünüzde polise bildirin...

         14-Evinizdeki küçük çelik para kasalarını gizli bir yere monte ederek saklayın...

         15-Hırsızın ilk baktığı yer yatak odalarıdır; değerli eşyalarınızı evin değişik yerlerine saklayın...

         16- Tatile gittiğinizde posta kutusunun anahtarını komşunuza bırakın; hırsızlar özellikle posta kutusu dolu daireleri seçer...

         17-Semt Pazarlarının kurulduğu günlerde o civarda daha fazla hırsız olabileceğini unutmayın...

         18-Kapınıza çift emniyetli kilit sistemi yaptırın...

         19-Büyük sitelerde özel güvenlik görevlileri tutun...

         20- Evinizin çevresini ışıklandırın...

         21-Kıymetli eşyalarınızı sigorta ettirin...

         22-evinize mutlaka alarm sistemi kurdurun...

         23-Bunlara rağmen evinizde hırsızlık meydana gelmişse telaşlanmayın; hiçbir şeye dokunmadan en yakın polis karakoluna bildirin...

...

         İnanıyorum ki;

         Ruhsal bir hastalık olan;  çalmak – bedavadan mal ve para sahibi olma isteği yaşam isimli bu sahneye insanlıkla birlikte çıkmıştır...

         İnsan yaşadığı sürece de çalma hastalığı olan hırsızlık varlığını sürdürecektir...

         İnsanların toplayıcılık yaptığı dönemde, komşusunun avını çalan ilkel insan;

         Bugün de komşusunun evine girerek eşyalarını, malını, parasını, çalmaktadır...

         Şunları söyleyebiliriz;

         Çevremizi bu türlü kötü insanlara karşı;

         Bir asker, bir polis titizliğinde görmemiz, korumamız gerekmektedir...

         -Bana dokunmayan yılan bin yaşasın özdeyişinde olduğu gibi;

         -Bana ne diye davranırsak;  bu gün komşumuzun evine giren hırsızlar;

         Yarın bizim evimize de girecektir...

         Hırsızları polise, jandarmaya bildirmek; ispiyonculuk değil;

         Yurtseverliktir,

         Çağdaş yurttaşlık görevidir...

         Unutmayalım;

         Uygar yurttaş; çevresinden sorumlu olan yurttaştır...

         Uygar yurttaş polise – jandarmaya yararlı olan yardım eden yurttaştır...

         Uygar yurttaş yurdunu bir polis ve asker sorumluluğunda kollayan ve koruyan yurttaştır...

         Uygar yurttaş devletini milletini, ülkesini sevendir...

         Bir özdeyişle bitirmek istiyorum;

         -Kapına mukayyet ol komşunu hırsız çıkartma...

         Bu yılın sıcak yaz mevsiminin de; barış – sevgi – dostluk – coşku – gönenç içinde geçmesini dilerim...

         Abdulkadir KAÇAR... 2021

Yorum Yaz